Hayvan Beslenmesinde Alternatif Protein Kaynağımız, Ağaç Yaprakları


Ağaç Yaprakları Değerlendirilebilinir Mi?

Ağaç yapraklarının, doğada ekolojik dengeye sağladığı katkılardan başka, kurak ve yarı kurak iklim kuşağında yer alan ülkelerde, ruminantların beslenmesi ile ilgili önemli bir görevi daha üstlendiği bilinmektedir. Bu bağlamda, özellikle keçiler tarafından sevilerek tüketilen ağaç yapraklarının, çiftliklerde işçilik ve yem maliyetini düşüren önemli bir doğal kaynak olarak değerlendirilir.

Nitekim son yıllarda, sınırlı kaba yem kaynağına sahip ülkelerde de büyüme ve gelişme için özel bakıma ihtiyaç duymayan ağaç yapraklarının, mevcut kaba yem kaynaklarına alternatif olarak kullanım potansiyeli üzerine yoğunlaşılmıştır .


Türkiye’nin birçok yöresinde başta akasya olmak üzere, meşe, sandal ve zeytin ağaçlarının yaprakları zaman zaman budanıp yem olarak kullanılmaktadır. Özellikle her dem yeşil olan zeytin ve sandal ağacı gibi ağaç yaprakları keçi ve koyun gibi küçükbaş ruminant hayvanlar için kış beslenmesinde yetiştiriciler için değerli bir kaba yem kaynağıdır.

Besin değeri bakımından bu ağaçların ortalama ham kül, ham protein, ham yağ ve ham selüloz oranları sırasıyla; % 5.5-11.81, 9.17-29.80, 1.75-5.50 ve 13.11-23.50 arasında değişmektedir.

Ülkemiz topraklarının % 27.6’sı orman alanlarıyla kaplı olup, bitki örtüsü ve ağaç türü bakımından oldukça zengin bir coğrafi konumda yer almaktadır. Yurt dışında, yapraklarının hayvan beslemede yararlanıldığı akasya, okaliptüs ve meşenin ülkemizde kapladığı alan ise sırasıyla; 2.500, 2.528 ve 5.153 bin ha’dır. Bu bakımdan, mevcut ağaç varlığından elde edilecek yaprak miktarı ile proteince zengin, orta kaliteli veya kaliteli kaba yem kaynağı elde edilebileceği düşünülmektedir.

Ağaç Yaprakları İle Beslenmede Risk Varmı? 

Bilindiği üzere, ağaç yapraklarının ruminantların beslenmesinde kullanımını kısıtlayan nedenlerden biri de yemin lezzetliği ve sindirilebilirliği üzerinde azaltıcı etkisi olan tanen içerikleridir. Tanenler, rumende parçalanması ve parçalanmaması durumuna göre iki grup altında toplanmakta olup, gösterdiği etkiler; bitkinin çeşidine, tanenin oranına, rasyonun içeriğine, hayvanın türüne, fizyolojik durumuna ve yaşına bağlı olarak değişmektedir. Diğer yandan, tanenlerin rumende protozoa sayısını azalttıkları ve metan (CH4) üretimini düşürdüklerini gösteren çalışmalar da mevcuttur. 

Ağaç Yapraklarında Besin Değerleri Yeterli Mi?


Sandal ağacı yaprağı ile beslenen koyunlar bütün dönemlerde fosfor ve bakır bakımından ek yemlemeye ihtiyaç duyarken, mangan bakımından ise ocak ayı dışında ek yemlemeye ihtiyaç duymaktadır. Bunu sağlamak için fosfor bakımından zengin yemler verileceği gibi mineral karması da rasyona katılabilir. Bu durumda özellikle bahar aylarında pratik bir yaklaşım olarak mineral ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yalama taşı kullanılabilir.


Buzağı beslemede kullanım olanakları araştırılan okaliptüs  yapraklarının hayvan başına günde 22 gram verilmesinin sindirilebilirlik ve canlı ağırlık kazancı üzerine olumlu etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir.. Bu olumlu etki muhtemelen okaliptüs yapraklarındaki etken maddeden kaynaklanmaktadır.

Ülkemizde dikenli incir olarak da tanınan kaktüsün gövdesinin dikenlerden arındırıldıktan sonra ruminant beslemede sorunsuz kullanılabileceği, üre ile desteklenerek hayvanların kaba yem gereksinimin önemli kısmının kaktüs dal ve gövdelerinden karşılanabileceği saptanmıştır.


Kurak iklimlere en iyi adapte olmuş bitki olan kaktüsün gövdelerinin yem olarak değerlendirmek amacıyla yürütülen bir çalışmada, besiye alınan kuzuların bitirme döneminde kaba yem kaynağı olarak kaktüs kullanımının besi performansını olumlu etkilediği ve yemleme maliyetini azalttığı saptanmıştır.

Diyarbakır'ın Çermik ilçesinde hayvan yetiştiricileri hayvanlarından kışın daha iyi verim almak için meşe yaprağı stokluyorlar. Meşe yaprağının kış aylarında saman ve arpanın yanında özellikle keçi ve koyun gibi küçükbaş hayvanlara yedirdiklerini, bunun sonucunda da hayvanlardan daha iyi ürün aldıklarını belirten besiciler, "Meşe yaprağı yiyen hayvan daha iyi beslenmekte. Bunun sonucu olarak hem et ve hem de süt ürünü alımında daha verim elde ettiklerini söylemektedirler.


Genel bir değerlendirme yapacak olursak; çalı ve ağaç türleri sahip oldukları derin ve kuvvetli kök sistemleri sayesinde ortamdaki otsu türlerin kurumasıyla yeterli miktarda yem materyalinin temin edilemediği ve besin düşüşünün yaşandığı dönemlerde, yeşilliklerini devam ettirmekte ve ruminantların beslenmesinde önemli bir yem kaynağı sağlamaktadırlar.


Use of the information/advice in this guide is at your own risk. The Farmow and its employees do not warrant or make any representation regarding the use, or results of the use, of the information contained herein as regards to its correctness, accuracy, reliability, currency or otherwise. The entire risk of the implementation of the information/ advice which has been provided to you is assumed by you. All liability or responsibility to any person using the information/advice is expressly disclaimed by the Farmow and its employees.